|
ŞIRNAK / Ergenekon davasının baş aktörlerinden MİT muhbiri ve gazeteci Tuncay Güney'in açıklamalarıyla gündeme gelen Şırnak'ta kuyulara atılan cesetlerin sis perdesi aralanıyor. Cizre ve Silopi arasında bulunduğu öne sürülen kuyulardaki cesetler konusunda şimdiye kadar şikayet bulunmadığı ve yer belirtilmediği için herhangi bir savcılık soruşturmasının açılmadığı öğrenilirken, "Şırnak o tarihte Kamboçya'yı aratmıyordu" diyen bir tanık, kuyudan nasıl ceset çıkardıklarını anlattı. Cizre-Silopi arasındaki Sinan Lokantası'na ait kuyu ile Derebaşı, Kortik, Mısiran ve Hesbıst köyündeki kapalı kuyuların açılması halinde cesetlere ulaşılabileceği belirtiliyor.
Kuyulardan çıkartılan, yada yol kenarlarında, köprü altlarında, kırsal alanda bulunan 300'den fazla ceset, herhangi bir kayıt tutulmadan şu anda Cizre ve Silopi belediyelerine ait kimsesizler mezarlığında gömülü.
Tuncay Güney'in "Botaş Karakolu kuyularında cesetler asitle yok edildi" iddialarının ardından, Şırnak'ta 1990-1997 yılları arasında, Cizre ve Silopi'de kuyulara atılan, köprü altlarında, yol kenarlarında elleri arkadan bağlanıp başlarından vurularak öldürülen cinayetler üzerindeki sis perdesi aralanıyor.
KORUCUBAŞININ İHBARI ÜZERİNE KUYU AÇILDI
Kumçatı Belediye Başkanı ve Korucubaşı Osman Demir'in bir yakınının JİTEM tarafından kaçırıldığı ve öldürülerek kuyuya atıldığı ihbarı üzerine, Cizre-Silopi arasında bulunan Sinan Lokantası'na ait kapalı bir kuyu, Silopi Belediyesi ekipleri tarafından açılır. Ancak iş makinalarının yetersiz kalması üzerine Cizre Belediyesi'nden yardım istenir.
Kuyu üzerine kurulan vinç ile kuyuya inen ve cesetleri çıkaran bir tanık yaşadıklarını ANF'ye anlattı.
1989-1994 yılları arasında Cizre Belediyesi'nde görevli olan ve devlet memuru olduğu için isminin açıklanmasını istemeyen tanık, o kuyudan çürümüş yada çürümeye yüz tutmuş 15'ten fazla ceset çıkardıklarını belirterek şunları anlattı: "Daha önce de Sinan Lokantası veya çevredeki terk edilmiş harabe binalara silahlı siviller tarafından insanların gözlerinin bağlı halde getirildiği ve sorgulandığı şeklinde olayı gören köylülerin anlatımı vardı. Ancak somut bir şey yoktu. Silopi Belediyesi'nin talebi üzerine bizde iş makinalarıyla Sinan Lokantası'na gittik. Bu yer Cizre-Silopi arasında, BOTAŞ Karakolu yakınlarında bir yer. Kuyu üzerine "Calestar" vincini kurduk. Ben vinç yardımıyla indim kuyuya. Kokudan yaklaşamıyorduk. Burnumuzu kapattık. Kuyu 15 metre kadar derin bir yerdi. Aşağı inince cesetleri gördüm. Çoğu çürümüştü. Cesetleri kol kısmından tutmak istiyorum kol elimde kalıyordu, ip bağlayıp yukarı çekmek istiyorum ama cesetler dökülüyordu.
Birkaçı dışında hepsi bozulmuştu. Önce bozulmayan cesetleri çıkardık. Biri Osman (Osman Demir) ağanın yakınıydı, onu akrabaları götürdü. Silopi'de kaybolan kişiler vardı, aileleri tanıdılar ve götürüp gömdüler. Diğerlerini ise torbalara koyup dışarı çıkardık. Hiçbirinin üzerinde kimlik yoktu, çürümeye yüz tutmuştu. Hepsi kurşunlanmıştı. Kimisi başından, kimisi göğsünden. Daha sonra bu çürümeye yüz tutmuş cesetleri yıkadık, dini vecibelerini yerine getirdikten sonra Cizre'de kimsesizler mezarlığına gömdük. Bu olaydan sonra günlerce yemek yemedim." KAMBOÇYA'YI ARATMIYORDU ŞIRNAK
Yol kenarlarına, köprü altlarına yada Dicle nehrine atılan cesetlerin sık sık bulunduğunu ve köylülerin ihbarı üzerine belediye ekiplerinin gidip cesetleri aldığını kaydeden tanık, "Kamboçya'daki ölüm tarlalarını andırıyordu her yer" diyerek yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
"Hemen hemen hergün ceset bulunuyordu yol kenarlarında. Hepsi de kurşunlanarak öldürülmüştü. Aralarında kadın olanlar da vardı. Üzerlerinde hiçbir kimlik olmadığı için kayıt tutamıyorduk. Olduğu gibi kimsesizler mezarlığına gömüyorduk. Kasrik boğazı yakınlarında da ikisi kadın 8 gerilla kimyasal silah atılarak mağarada öldürülmüştü. Askerler leş gibi bunları kepçe kazıp gömmezi istedi. Ancak kabul etmedik, cenazeleri Cizre'ye getirmemize de izin vermediler. Orada cesetleri yıkadık ve Mısiran köyü yakınlarında gömdük. Mezarları üzerinde bir işaret falan yok, ama yerlerini köylüler biliyor" diyerek o dönemde yaşadıklarını anlatıyor.
Görev yaptığı süre boyunca, sadece kendisinin şahit olduğu 200'den fazla cenazenin Cizre kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü anlatan tanık, bu cesetlerden bazılarının çürümeye yüz tuttuğu için yıkandıktan sonra torbalara konularak tahta sandıklar içinde gömüldüklerini, diğerlerinin ise normal kefenlenerek gömüldüğünü söyledi.
ÖLÜM KUYULARI KÖYLERDE
ANF'nin Cizre ve Silopi'de görüştüğü tanıklar da, iddia edildiği gibi BOTAŞ Karakolu'nda infazların gerçekleşmediğini, oranın JİTEM'in sorgu merkezi olduğunu anlattı. Burada sorguların yapılması ardından infazına karar verilenlerin JİTEM ve itirafçılara teslim edildiğini ve öldürüldüğünü kaydeden tanıklar, asit kuyularına atmak gibi zahmetli bir işe girişmek yerine, kişilerin üzerinde kimliklerini belirlemeye yarayacak herhangi bir belge bulunulmadığından emin olunduktan sonra bunların öldürüldüğünü, yol kenarlarına, kuyulara yada köprü altlarına atıldığını, bunun kontrgerilla için daha pratik yöntem olduğunu söylediler.
Cizre ve Silopi arasında cesetleri bulunanların çoğunun Şırnak'lı olmadığını ve Batman, Mardin, Diyarbakır ve ilçeleri gibi yerlerden gözaltına alındıktan sonra Şırnak bölgesine getirilip burada JİTEM ve itirafçılar tarafından öldürüldüğünü kaydeden tanıklar, 1994 ile 1999 yılları arasındaki infazlardan itirafçı A. Hakim Güven, Alaattin Kanat, Berces Ergin, Adem Yakın, Mesut Mehmetoğlu, Muhsin Gül, Cizre Tabur Komutanı Binbaşı Cemal Temizöz, Şenoba Korucubaşı Hazım Babat, Silopi'li kontrgerilla mensubu "Koçero" lakaplı Cındi Acet gibi isimlerin bulunduğunu belirtiyorlar.
Tanıklar, Şırnak bölgesinde infaz edilenlerin Sinan Lokantası kuyusunun yanısıra, Kortik, Mısiran, Hesbıst ve Derebaşı köyü yakınlarındaki kapalı kuyulara atıldığını ve bu kuyuların açılması halinde cesetlere ulaşılabileceğini anlatıyorlar.
SAVCILIK AİLELERİN BAŞVURUSUNU BEKLİYOR
Kuyulardaki cesetler haberleri üzerini Silopi Cumhuriyet Savcılığı'nun şu ana kadar herhangi bir soruşturma açmadığı öğrenilirken, soruşturma açılması için ailelerin başvurusunu ve cesetlerin gömülü olduklarından şüphelenilen yerlerin bildirilmesi gerektiği bildirildi.
Şırnak'lılar, kuyuların açılması halinde yada Cizre ve Silopi kimsesizler mezarlığına gömülü bulunan yaklaşık 300'den fazla mezarın açılması halinde, kayıp olan kişilerin cesetlerine ulaşılabileceğini kaydediyorlar.
|